Mavinin Sessizliği:Mercanların Gölgesinde Bir An
- Ahmet Haldun Serbest
- 14 Haz 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 17 Haz 2025

Kızıldeniz’in Kalbinde Sessizliğe Yolculuk
Suyun yüzeyinden ayrıldığınız anda dünya yavaşça geride kalır. Dalgaların ritmik salınımı, güneş ışığının kırılarak dans ettiği yüzey ve kulağınızı çevreleyen o tanıdık uğultu… Kızıldeniz’in berrak suları, sizi yalnızca serinliğine değil, aynı zamanda ruhunuzun derinliklerine de davet eder.
Dalış maskemin ardından gördüğüm ilk şey, sonsuz bir mavilikti. Ardından bu maviliğin içinden yavaşça beliren mercanlar ve onların gölgesinde süzülen rengârenk balıklar… Her biri adeta birer fırça darbesi gibi suyun içinde ahenkle hareket ediyor, doğanın ne kadar uyumlu ve kusursuz olduğunu hatırlatıyordu bana.
Zaman burada bambaşka bir ritimde akıyor. Her saniye, yüzlerce yıllık sessizliği soluyormuşum gibi. Mercanlar sadece renkli canlı yapılar değil; aynı zamanda zamanın birikimi, doğanın sabrının ve düzeninin eseri. Onların arasında gezinirken insan, hayatın karmaşasından uzaklaştığını, dinginliğin sarıp sarmaladığını hissediyor.
Bu mavi evrende insan küçülüyor. Egonuzu, gündelik telaşlarınızı, bitmek bilmeyen hedeflerinizi suyun yüzeyinde bırakıyorsunuz. Derinliklerde sizi karşılayan ise sadece sessizlik değil; doğanın ritmiyle uyumlanmış bir huzur.
Bu kısa ama unutulmaz an; bana doğayla uyum içinde yaşamanın ne denli kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi. Mercanların gölgesinde süzülen bir balığın peşinden gitmek, aslında kendi iç yolculuğuna çıkmak gibiydi.





Yorumlar